Siname Son çıkan Filimler Aktöler
Kısa Filimler Yerli Yabanci Aktörler Filim
Arşivi
Evlilik
Kurtarma
"Bir Ara Sinemaya Ya da
Tiyatroya Gidelim Mi?" Demek Yerine, 2 Kişilik Bilet Alın. Ona
"Sürpriz, Yarın Akşam Sinemaya Gidiyoruz" Dediğiniz Zaman
Sizinle Gelecektir.
İster İş Arkadaşlarıyla Geziye, İster Dil Ya da Dans Kursuna Gidin.
Kendiniz İçin Birşeyler Yapın. Böylelikle Eşinize
Anlatacağınız Farklı Şeyler Olacaktır.
Konuşma Tarzınızı Değiştirin. Örneğin "Çok
Dağınıksın" Demek Yerine "Odanda Kendimi Rahat Hissetmiyorum" Deyin.
İhmal Ettiğiniz Vücudunuz İçin Harekete
Geçin. Spor Yapmak Hem Vücudunuza Hemde İlişkinize
Çok İyi Gelecektir.
Eşinizden İstediğiniz Şeyi Almayı Bilin. Sarılmasını İstiyorsanız,
"Bana Sarıl" Deyin.
Çok Yoğun Duygusallık Beklentisi İçine Girmeyin.
Yaptığınız Tartışmalar Bile İlişkiyi Canlandırmaya Yarayabilir.
Çekinmeden, Yatak Odasında Eşinizi Canlandıracak Fanteziler
Hayal Edin.
İlişkinize Biraz Temiz Hava Getirin. Ayda En Az Bir Kez Başbaşa
Kalabileceğiniz Bir Hafta Sonu Ayarlayın. Hatta
Mümkünse Bulunduğunuz Yerden Farklı Bir Ortam
Seçin. Bunun Sonucunda Biraz Daha Yakınlaşabilirsiniz...
Evlilik Sorunları
Evlilik aslinda birbirinden
farkli iki insanin paylasmaya basladigi yeni bir hayat dönemi
olarak degerlendirilir. Insan hayatindaki her degisim strese sebep olur
ancak evlilik gibi köklü degisimlerin yeri daha bir
farkli olmaktadir. Söyle düsünün
kültürel olarak aile yasantisi olarak birbirinden
farkli iki kisinin ayni evi ayni zaman ve mekani paylasmaya baslamalari
hayatinizda ne kadar radikal bir degisimdir. Hele
birde esinizle öncesinde tam tanismadiginizi
düsünün. Belki de hep güzel
saatleri paylastiniz ve birbirinize göstermek istediginiz
yüzünüzü gösterdiniz.
Gülünecek neseli anlari paylastiniz. Ancak artik
evlisiniz ve iki kisilik düsünmek zorundasiniz. Bu
durumda kendinizi kisitlanmis gibi hissetmeniz gayet dogaldir. Karsi
tarafin da ayni duygulari paylastigini unutmayin. Bunu böyle
düsündügünüzde karsilikli
anlayisla bazi sorunlarin üstesinden gelebilirsiniz. Eger
her iki zaman içersinde
çözülecektir. Ancak bunun yaninda yeni
yasaminizda ortaya çikabilir. Yeni yasaminizda degisen bir
seyde artik düzenli bir cinsel yasamin baslamasi.
Özellikle toplumumuzda insanlarin büyük bir
çogunlugu ilk cinsel deneyimlerini esleri ile
yasamaktadirlar. Daha önce yaptigim bir arastirmada erkeklerin
% 40 i ilk deneyimlerini kendi esleri ile
geçeklestirdiklerini gördüm. Bu oran
kadinlarda daha da yüksek çikmisti. Dolayisiyla
tecrübesiz iki insanin bir araya gelmesi üstelikte
yanlis bilmeleri nedeniyle bazi cinsel sorunlarda karsimiza
çikmaktadir. >En
sik evliligin ilk günlerinde cinsel birlesmeyi basaramama
karsimiza çikmaktadir. Bunun temelinde bazi
törelerinde etkisi vardir. Kapida birileri sizden haber
beklerken sinavdaki bir genç gibi performans kaygisi yasayan
ve cinsel organinda sertlesme sorunu yasayip iliskiye girmeyenlerle
sikça karsilasmaktayiz.
Bazen
de cinsel iliskide yasayacagini sandigi için kendini asiri
kasan ve bu nedenle iliskiyi basaramayan genç kizlarla da
karsilasmiyor degiliz.Iliskiye müsaade etmeyecek kadar vajina
kaslarinda kasilma ile giden duruma ise vaginismus diyoruz. Tüm
bu durumlar bazen kendiliginden
çözülebilir ancak bazen de
çözümlenemeyen basit sorunlar ayrilmaya
varacak nahos durumlarla karsimiza çikmaktadir. Eger bir
iletisim sorununu kendiniz çözemeyecekseniz sorunun
çözümü için bir
profesyonele basvurmaktan çekinmemelisiniz. Özellikle
ülkemiz gibi ailesel bağların ve toplumsal yaşantının
kişilerin davranışlarında etkili olduğu toplumlarda erişkin yaşlara
gelen kişiler evlenerek hayatlarını
sürdürmektedirler. Her ne kadar “dışı sizi,
içi beni yakar” deseniz de yurt dışında yapılan
çalışmalara göre 45-65 yaş grubunda evli
erkeklerde, aynı yaş grubundaki bekar ve birlikte yaşayan erkeklere
göre , 10 yıl içinde ölüm
oranları iki kat daha az bulunmuştur. Evli erkekler
daha uzun yaşama şansına sahip bulunmaktadırlar. Evlilikte
en önemli sorunlar arasında eşler arası iletişim
süresi ve kalitesinin eksikliği, kendi aileleri ve eşlerinin
aileleri ile olan ilişkileri, toplumsal hayata yönelik
davranış ve hissedişleri, ekonomik sorunlarla başa
çıkabilmeleri, mesleki durumları sorunlarını
çözmede kullandıkları yollar, eğer
çocukları varsa onların bakımı ve yetiştirilmesindeki farklı
bakış açıları, ve cinsel hayatlarındaki yetersizlikler ve
uygunsuzluklar sayılabilir. Evliliklerdeki
sorunlar hamilelik, düşük ya da kürtajlar,
çocuk sahibi olma, ağır hastalıklar, hastanede yatırılma,
yoğun ekonomik sıkıntı dönemleri, mesleki konumdaki
değişimler, yeni bir yerleşim yerine taşınma (özellikle bizim
toplumumuzdaki ataerkil yaşam düzeni, ekonomik sorunlar ,
evlenen gençler ve ebeveynleri arasındaki sınır sorunları
nedeniyle evlendikten sonra gençlerin erkek tarafıyla ya da
onlara çok yakın bir yerde yaşamaları şeklinde),
emeklilik gibi kişilerin hayatını etkileyebilecek pek çok
değişim sonrasında başlayabilmektedir. Kişilerin
çocuklarının hastalanmaları ya da daha ağırı
çocukların kaza ya da hastalık sonucu
ölümüsonrasında da boşanmalar
artmaktadır.
Evlilikte sorunlara yol açan cinsel sorunlar: Kadınlarda
vaginismus, anorgazmi ; erkeklerde erken boşalma ve erektil (cinsel
organda sertleşme)fonksiyon bozuklukları sayılabilir. Bunlar
yüksek olasılıkla psikolojik kökenli olup, tedavi
edilebilir sorunlar arasındadır. Eğer kişilerde eşcinsel bir
yönelim varsa ve buna rağmen toplumsal baskılar
yüzünden evlilik yoluna gidilmişse, sorunların
çözümü zorlaşmaktadır.
Toplumumuzda sıkça karşılaşılan cinsel sorunlar genellikle
daha önce, hatta çocukluk döneminde
yaşanan tacizlerle ilişkili olabildiği gibi, aile içinde
cinsel bilgilerin ebeveyn tarafından doğru bir şekilde
öğretilmeyip, kulaktan dolma yanlış bilgilerden edinilmesi,
ailede karşı cins ile iletişimin katı bir şekilde
sınırlandırılması ve korkutulması ile gelişebilmektedir.
Gençler bu nedenlerle genellikle evlendikleri zaman karşı
cinsle ilk cinselliklerini yaşamakta, bu da aşırı heyecan, performans
kaygıları ve korku ile sorunlu cinsel girişimlere yol
açmaktadır. Bazen de gençler arkadaşlarının ya da
bazı akrabalarının telkini ile paralı uygunsuz cinsel ilişkilere girip,
ilk deneyimlerde olumsuz yaklaşımlarla karşılaşmakta, bu durum kendi
performans kaygılarını arttırmaktadır. Bireyler
cinsel açıdan sorunlar yaşıyorsa, bunların
tedavilerini birlikteliklerinin erken aşamalarda
yaptırmalı bugünkü işlerini yarına bırakmamalı ve
eşlerini yıpratmamalıdırlar. Cinsellik sıklığı ve şekli her iki kişinin
ortak isteği doğrultusunda olmalıdır. Cinsellik sevgi ile
birleştirilmeli , mekanik bir eylemden çok, adeta
bir güzel sanatlar gösterisi şekline
dönüştürülmelidir. Anahtar
Kelimeler :her evlilikte problemler yaşanır.EVLİLİK
PROBLEMLERİ - EVLİLİK SORUNLARI - SORUNLARIN
ÇÖZÜM YOLLARI UZMAN EVLİLİK DANIŞMANLARI
Evlilik aslinda birbirinden farkli iki insanin paylasmaya basladigi
yeni bir hayat dönemi olarak degerlendirilir. Insan
hayatindaki her degisim strese sebep olur ancak evlilik gibi
köklü degisimlerin yeri daha bir farkli olmaktadir.
Söyle düsünün
kültürel olarak aile yasantisi olarak birbirinden
farkli iki kisinin ayni evi ayni zaman ve mekani paylasmaya baslamalari
hayatinizda ne kadar radikal bir degisimdir.Eger her iki zaman
içersinde çözülecektir. Ancak
bunun yaninda yeni yasaminizda ortaya çikabilir. Yeni
yasaminizda degisen bir seyde artik düzenli bir cinsel yasamin
baslamasi. Özellikle toplumumuzda insanlarin
büyük bir çogunlugu ilk cinsel
deneyimlerini esleri ile yasamaktadirlar. Daha önce yaptigim
bir arastirmada erkeklerin % 40 i ilk deneyimlerini kendi esleri ile
geçeklestirdiklerini gördüm. Bu oran
kadinlarda daha da yüksek çikmisti. Dolayisiyla
tecrübesiz iki insanin bir araya gelmesi üstelikte
yanlis bilmeleri nedeniyle bazi cinsel sorunlarda karsimiza
çikmaktadir.